Yeminli mali müşavirin mükellefi sendikaya borcu ve zimmeti bulunması

Özet: Şu durumda; mahkemece öncelikle icra takibinin dayanağı olarak gösterilen Yeminli Mali Müşavir … tarafından düzenlenen 18.08.2010 tarih ve (12) sayılı denetim raporu, dosyaya konu alacağa ilişkin ceza dosyası, davalının itirazları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilmek suretiyle, Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşacak üç kişilik bilirkişi kurulundan, davalı tarafından usulsüz bir eylemde bulunulup bulunulmadığı, zararın meydana gelmesinde davalının kusur oranı ile zarar kapsamının belirlenmesi, davacı sendikanın davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı yönünde açık ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, açıklanan yönler gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

  • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 505 : Vekilin borçları 1. Talimata uygun ifa
  • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 506 : a. Genel olarak 2. Şahsen ifa, sadakat ve özen gösterme
  • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde 508: 3. Hesap verme

Yargıtay 4.Hukuk Dairesi  15.05.2023 Tarih,  2022/12742 Esas ,  2023/6442 Karar

“İÇTİHAT METNİ”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/288 E., 2020/352 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile icra dosyasına yapılan itirazın iptaline karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, davacı … Sendikasında 28.09.2003 – 25.09.2005 tarihleri arasında genel mali sekreter olarak; dava dışı …’in ise aynı tarihler arasında genel başkan olarak görev yaptığını, Sendika’nın muhasebe servisinde yapılan incelemede, adı geçen iki yöneticinin ortak hesabında müteselsilen mesul oldukları borç bakiyelerinin 1.715.676,22 TL olduğunu, davalıya ait hesapta da 4.659,42 TL borç göründüğünü, bu nedenle davalı hakkında 4.659,42 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlattıklarını, ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın % 40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu olaya ilişkin yapılan ceza yargılaması sonucu beraatine karar verildiğini, davacı kurumu zarara uğratmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, 13.02.2014 tarihli, 2012/456 esas 2014/48 karar sayılı kararı ile bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile Kadıköy 4. İcra Müdürlüğü’nün 2012/4684 esas sayılı icra takip dosyasındaki davalı itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın % 20′ si olan 931,88 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 17.03.2017 tarihli, 2017/669 esas 2017/1729 karar sayılı kararıyla; “Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı Sendika’nın takip talebine ve davaya dayanak olarak ileri sürdüğü yeminli mali müşavir … tarafından düzenlenen 18.08.2010 tarihli ve (12) sayılı denetim raporu ile dava konusu döneme ilişkin birtakım defterlerin getirtilmeksizin bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, keza davalı hakkında görev yaptığı döneme ilişkin olarak özel belgede sahtecilik ve güveni kötüye kullanma suçlarından açılan ceza davalarında beraatine karar verildiği, bu hususların bilirkişi raporunda inceleme konusu yapılmadığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporu denetime ve sonuca varmaya elverişli değildir. Şu halde mahkemece; öncelikle yeminli mali müşavir … tarafından tanzim edilen 18.08.2010 tarihli (12) sayılı denetim raporu ile 2005 yılına ait defteri kebir ve envanter defterleri getirtilerek dosya içine alındıktan sonra ceza dosyalarıyla birlikte, dava konusu dosya, konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek ayrıntılı, açık ve denetime elverişli rapor alınıp, davacı sendikanın davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma sonrası yeminli mali müşavir bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda davanın kabulü ile Kadıköy 4. İcra Müdürlüğü’nün 2012/4684 esas sayılı icra takip dosyasındaki davalı itirazının iptali ile takibin devamına icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun bozma ilamında yer alan bozma sebepleri yönünden etkili bir değerlendirme yapılmaksızın hazırlandığını, raporun kendi içinde tutarsızlık arz ettiğini, mahkemece bilirkişi raporuna itirazlar değerlendirilmeksizin karar verildiği, yeminli mali müşavir …’in 18.08.2010 tarih 12 sayılı denetim raporunun 111. maddesinin (b) fıkrası gereğince davalıya yöneltilebilecek kesinleşmiş bir alacak ve borcun bulunmadığını beyan etmesine rağmen bu hususun dikkate alınmadığını, 24.08.2005 tarihli … olağanüstü denetim kurulu raporunda; davalı …’in Sendika’ya borcu ve zimmeti olduğuna dair bilgi bulunmadığı, kök rapordaki çelişkinin ek raporla da giderilmediğini, ceza mahkemesindeki ifade tutanakları ve verilen karar dikkate alınmadan eksik incelemeyle karar verildiğini, davalının zimmetine para geçirmediği hususunun İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/680 E. ve 2007/1016 K. sayılı dosyasında ve İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/930 E. ve 2012/1804 K. sayılı dosyasında ispatlanmış halde olduğunu, usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalının, davacı sendikada mali sekreter olarak görev yaptığı sürede oluştuğu iddia edilen zarar nedeniyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatının ödenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 inci (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu) maddesi

3. Değerlendirme
1. Dairenin 17.03.2017 tarihli, 2017/669 esas 2017/1729 K. sayılı ilamı ile Yeminli Mali Müşavir … tarafından tanzim edilen 18.08.2010 tarihli (12) sayılı denetim raporu ile davacı sendikanın 2005 yılına ait defteri kebir ve envanter defterleri dosya içine alındıktan sonra ceza dosyalarıyla birlikte dava konusu dosyanın konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek denetime elverişli rapor alınması gerektiği hususunda kararın bozulduğu; ancak hükme esas alınan 16.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda, 18.08.2010 tarihli anılan rapor içeriği, davalı …’in sendikadaki görev ve yetkileri, davalının yargılandığı ceza dosyası ve bu kapsamda alınan bilirkişi raporu irdelenmeden rapor hazırlandığı, davalının rapora itirazları karşılanmadan hüküm kurulduğu anlaşılmış olup mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı kanaatine varılmıştır.
Şu durumda; mahkemece öncelikle icra takibinin dayanağı olarak gösterilen Yeminli Mali Müşavir … tarafından düzenlenen 18.08.2010 tarih ve (12) sayılı denetim raporu, dosyaya konu alacağa ilişkin ceza dosyası, davalının itirazları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilmek suretiyle, Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşacak üç kişilik bilirkişi kurulundan, davalı tarafından usulsüz bir eylemde bulunulup bulunulmadığı, zararın meydana gelmesinde davalının kusur oranı ile zarar kapsamının belirlenmesi, davacı sendikanın davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı yönünde açık ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, açıklanan yönler gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yorum bırakın

Scroll to Top