Sigortalık başlangıcının tespiti davası davacı adına dava konusu edilen 15.02.1994 tarihli bir işe giriş bildirgesinin verilmemesi

Özet : .Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava konusu edilen 15.02.1994 tarihli bir işe giriş bilidrgesinin verilmediği, öte yandan Kurum tarafından dosyaya gönderilen … ünvanlı işverenin … sicil no.lu işyerinden verilmiş 1994/1. dönem bordrosunda davacının adı soyadının yer aldığı, sicil no. hanesinin ise boş olduğu çalıştığı dönem olarak da 15.02.1994 (giriş) olmak üzere Şubat-Nisan ayları arasında her ay 10 gün üzerinden toplam 30 gün süre ile bildirimin yapıldığı, davacının anılan tarihte 24 yaşında olduğu, işyerinin mahiyetinin kaynak ile makina tamiri mahiyetli olduğu ve 01.02.1993-28.02.1993 olarak bildirildiği, işveren adına vinç makinaları bakım ve tamiri faaliyet alanında 26.01.1993-31.07.1994 tarihleri arasında vergi mükellefiyetinin olduğunun bildirildiği, öte yandan komşu işyeri araştırması yapılmadığı ancak davacı tarafça komşu niteliğinde olduğunun bildirildiği, davacı ile aynı bordroda adı geçen … ile birlikte 2 davacı tanığının daha dinlendiği, ancak dinlenen her iki tanığın da vergi mükellefiyet dönemlerinin davacının talep ettiği dönemle uyuşmadığı, buna karşın Mahkemece anılan tanıkların beyanı ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

  • Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu madde 7 Sigortalılığın başlangıcı
  • 5510  Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu madde 86:Prim belgeleri ve işyeri kayıtları

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 19.02.2025 Tarih, 2025/184 Esas,  2025/2447 Karar

“İÇTİHAT METNİ”

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3697 E., 2024/1760 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/369 E., 2022/184 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının 15.02.1994-24.06.1994 tarihleri arasında Mustafa Kasapoğlu unvanlı iş yerinde Şubat ayında 10 gün, Mart ayında 10 gün, Nisan ayında 10 gün, Mayıs ayında 10 gün, Haziran ayında 1 gün olmak üzere kaynakçı olarak çalıştığını, ancak Kurum kayıtlarında ilk işe giriş tarihinin ve günlerinin eksik olduğunu, bu nedenle … işyerinde çalıştığı sürelerin ve sigortalı başlangıç tarihinin 15.02.1994 olarak tespitini, hizmetlerinin diğer hizmetler ile birleştirilmesini, yargılama giderlerinin ve diğer tüm masrafların davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı, 23.06.2017 tarihli ön inceleme duruşmasında, talebinin 15.02.1994 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunu beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacıya ait işe giriş bildirgesini veren işyerinin Ticaret Sicil Gazetesi’nde yer alan kayıtlarının incelenmesinde …. Bulvarı No:…/201 adresinde faaliyet gösterdiğini, 15.08.2006 tarihinde şirketin fesih olarak ticaret sicilinden silindiğinin görüldüğünü, anılan işyerinden verilen 1997 yılı bordrolarında davacının adına rastlanılmadığını, bu nedenle davacının 1 gün dahi bahsi geçen işyerinde çalıştığının kabulünün mümkün olmadığını, çalışma olgusunun somut ve inandırıcı kanıtlarla ispat edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının dava dışı 1001019 sicil numaralı iş yerinde 15.02.1994 tarihinde hizmet akdi ile 1 gün süreyle çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 15.02.1994 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının eylemli çalışmasının ispat edemediğini, Kurum kayıtlarının esas alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2, 6, 9, 6, 79 ve108. hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanunun belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun’un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun’lar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava konusu edilen 15.02.1994 tarihli bir işe giriş bilidrgesinin verilmediği, öte yandan Kurum tarafından dosyaya gönderilen … ünvanlı işverenin … sicil no.lu işyerinden verilmiş 1994/1. dönem bordrosunda davacının adı soyadının yer aldığı, sicil no. hanesinin ise boş olduğu çalıştığı dönem olarak da 15.02.1994 (giriş) olmak üzere Şubat-Nisan ayları arasında her ay 10 gün üzerinden toplam 30 gün süre ile bildirimin yapıldığı, davacının anılan tarihte 24 yaşında olduğu, işyerinin mahiyetinin kaynak ile makina tamiri mahiyetli olduğu ve 01.02.1993-28.02.1993 olarak bildirildiği, işveren adına vinç makinaları bakım ve tamiri faaliyet alanında 26.01.1993-31.07.1994 tarihleri arasında vergi mükellefiyetinin olduğunun bildirildiği, öte yandan komşu işyeri araştırması yapılmadığı ancak davacı tarafça komşu niteliğinde olduğunun bildirildiği, davacı ile aynı bordroda adı geçen … ile birlikte 2 davacı tanığının daha dinlendiği, ancak dinlenen her iki tanığın da vergi mükellefiyet dönemlerinin davacının talep ettiği dönemle uyuşmadığı, buna karşın Mahkemece anılan tanıkların beyanı ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
4.Buna göre, Mahkemece, öncelikle davalı Kurumdan, Mustafa Kasapoğlu ünvanlı işverenin 1001019 sicil no.lu işyerinden verilmiş 1994/1. dönem bordrosundaki çalışmanın davacının çalışması olarak neden kabul edilmediği bununla ilgili bir tahkikat, komisyon kararı vs. olup olmadığı sorularak konu ile ilgili tüm bilgi ve belgeler celbedilerek değerlendirilmeli, öte yandan dava konusu dönemde işyerine komşu işyeri ve kayda geçmiş çalışanlarının, SGK ve belediye aracılığıyla da yapılacak araştırmayla yöntemince saptanarak, sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, gerekirse işyerinin 1998 yılı dönem bordroları araştırılarak varsa dönem bordrosunda adı geçenler dinlenmeli, komşu işyeri ve çalışanları ya da diğer işyeri çalışanlarının tespit edilememesi halinde tarafların da beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
5.Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yorum bırakın

Scroll to Top