Özet: Dava, sağlık sigorta poliçesine dayalı olarak, davacının sigortalısına ödediği tedavi giderinin rücuen tahsili istemine ilişkin olup, karar tarihinden sonra temyiz aşamasında yürürlüğe giren 25.02.2011 tarih ve 6111 sayılı Yasa’nın 59. maddesi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesini başlığı ile birlikte değiştirmiş ve trafik kazasına bağlı olarak gerçekleşen tüm sağlık hizmed bedellerinin SGK tarafından karşılanacağını, trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince belirlenen primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarından belirli oranın Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacağını, yine aynı Yasa’nın geçici 1.maddesi ile de bu kanunun yayınladığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağını düzenlemiştir. Sağlık hizmeti bedelinin SGK tarafından karşılanıp karşılanamayacağı araştırılarak karar verilmelidir.
- Sağlık sigorta poliçesine dayalı olarak, davacının sigortalısına ödediği tedavi giderinin rücuen tahsili
T.C. Yargıtay 11. .Hukuk Dairesi 3.01.2012 Tarih, 2010/8668 Esas 2012/578 Karar İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : 1-… Vekili : Av. …
2-HDI Sigorta A.Ş. Vekili : Av. … Gökten
3-…
Taraflar arasında görülen davada Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/10/2009 tarih ve 2008/286-2009/153 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu araç ile müvekkili şirkete can sağlığı sigortası poliçesi kapsamında sigortalı Cüneyt Kaan’ın sürücüsü olduğu aracın çarpışması sonucunda, sigortalının yaralandığını ve müvekkilince 11.230,65 YTL tedavi gideri ödediğini, sürücü hakkındaki ceza davasının derdest olduğunu, tespit edilecek kusur oranı nispetinde davalılara rücu hakkı doğduğunu ileri sürerek, şimdilik 11.230,65 YTL tedavi giderinin faiziyle davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Mehmet Eskici vekili, davacının sigortalısının ceza davasında şikayetten vazgeçerek maddi ve manevi talebinin olmadığını belirttiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı HDİ (İhlas) Sigorta A.Ş. vekili, poliçe limiti dahilinde sorumlu olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacı … şirketinin sigortalısına 10.01.2005 tarihinde ödemede bulunduğu, bu tarihten itibaren halefiyet yoluyla ödediği miktarı sorumlularından isteyebileceği, ödeme ile birlikte sigortalının tasarruf hakkının kalkacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 8.422,98 TL’nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı HDİ Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dava, sağlık sigorta poliçesine dayalı olarak, davacının sigortalısına ödediği tedavi giderinin rücuen tahsili istemine ilişkin olup, karar tarihinden sonra temyiz aşamasında yürürlüğe giren 25.02.2011 tarih ve 6111 sayılı Yasa’nın 59 ncu maddesi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98 nci maddesini başlığı ile birlikte değiştirmiş ve trafik kazasına bağlı olarak gerçekleşen tüm sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanacağını, trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince belirlenen primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarından belirli bir oranın Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacağını, yine aynı Yasa’nın geçici 1 nci maddesi ile de bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağını düzenlemiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında, 6111 sayılı Yasa’nın 59 ve geçici 1 nci maddesinin somut olaya uygulama olanağının olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi gerekmekte olup, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı sigortaya iadesine, 23.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.