İstifa dilekçesinde imza inkarı Hizmet tespit davasının İşçilik alacakları davasına etkisi

Özet: Hizmet tespiti davası sonucunda verilecek karar bu dava açısından da hizmet süresi bakı­mından belirleyici olacaktır. Bu nedenle cevap dilekçesindeki savunma doğrultusunda dava­cı tarafından açılmış bir hizmet davası bulunup bulunmadığı ve varsa akibetinin ne olduğu hu­susunun araştırılarak varsa bu dosyanın sonucu beklenmelidir.

  • 5510  Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu madde 49: İtibarî hizmet süreleri ve itibarî hizmet süresi primi
  • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 2/7 :Asıl işveren alt işveren
  • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 208: Yazı veya imza inkârı
  • 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 211: Sahtelik incelemesi

Yargıtay 9.Hukuk Dairesi  23.01.2013 Tarih, 2010/38454 Esas, 2013/2582 Karar.

“İÇTİHAT METNİ”

1.Davacı İsteminin Özeti:

Davacı asıl, davalı işyerinde 27.02.2002 tarihinde işe başladığını, 01.07.2007 tarihinde haksız olarak işine son verildiğini iddia ederek, ih­bar ve kıdem tazminatı alacaklarının dava tarihi itibariyle yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının 03.06.2005 tarihinde aşçı olarak işe alındı­ğını, davacının 2006 yılının Mart ayında ailevi sorunları olduğunu, ayrıca memleketine fındık toplamaya gideceğini söyleyerek işten ayrılmak iste­diğini beyan ettiğini, 30.03.2006 tarihinde istifa ve maaş alacağının kal­madığına dair dilekçe vererek aynı tarihte işten ayrıldığını, 2006 Kasım ayında tekrar gelerek emekli olduğunu ancak geçinemediğini işe ihtiyacı olduğunu söylediğini, davacının yeniden işe alındığını, bir süre aşçı olarak çalıştığını, yine memleketine fındık toplamaya gideceğini, ailevi sorunla­rı olduğunu söyleyerek işten ayrılmak istediğini söylediğini, 01.07.2007 tarihinde istifa dilekçesi vererek işten ayrıldığını, davacının 03.06.2005-­30.03.2006 ve 29.11.2006-01.07.2007 tarihleri arasında çalıştığını, her iki dönemdeki hizmet akitlerinin birbirinden bağımsız olduğunu, hizmet akdi kesintisiz olmadığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadı­ğını, açtığı hizmet tespiti davasında sigortasız çalıştığını bilmediğini iddia ettiğini, işe giriş bildirgelerindeki imzaların kendisine ait olduğunu, işye­rinin anaokulu olması nedeniyle okulda çalışanlarla hizmet sözleşmesi yapıldığını, ayrıca işe alınanların İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bildirildi­ğini, Milli Eğitim Müdürlüğünün onay vermesi halinde işe alındığını veya iş akdinin devam ettirildiğini savunmuştur.

Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan delillere göre davacının davalıya ait işyerinde 4 yıl, 11 ay, 9 gün çalıştığı, davalı vekili davacının 30.03.2006 tarihinde emekli olarak ve istifa dilekçesi vererek işten ayrıldığını iddia ettiğinden, istifa dilekçesinin aslını sunması için kendisine ihtarlı kesin süre veril­mesine rağmen bu istifa dilekçesinin aslını süresinde ibraz edemediğin­den davacının bir istifa dilekçesi vermediğinin kabul edildiği, davacının hizmetli olarak çalıştığı, ek iş olarak yemek yapmasının da kendisinden istendiği ancak ek bir ücret verilmediği, davacının ek ücret istediği bu ne­denle iş akdinin işverence haksız olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Temyiz:

Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Gerekçe

Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinin ikinci sayfasında hiz­met tespiti davası açıldığından bahsedilmiştir. Hizmet tespiti davası so­nucunda verilecek karar bu dava açısından da hizmet süresi bakımından belirleyici olacaktır. Bu nedenle cevap dilekçesindeki savunma doğrultu­sunda davacı tarafından açılmış bir hizmet davası bulunup bulunmadığı ve varsa akibetinin ne olduğu hususunun araştırılarak varsa bu dosyanın sonucu beklenmelidir.

İstifa dilekçesinin aslının Milli Eğitim Müdürlüğü’nde olduğu anla­şıldığından istifa belgesinin aslının kesin süre içerisinde sunulamamasının davalının kusurundan kaynaklanmadığı anlaşılmakla, dosyaya kesin süreden sonra sunulan ve davacıya atfen imza içeren 30.03.2006 tarihli istifa dilekçesi aslı üzerinde imza incelemesi yaptırılarak sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektir­miştir.

Sonuç:

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alı­nan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 23.01.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yorum bırakın

Scroll to Top