Fesihten önce davacıya ödenen ihbar ve kıdem tazminatları faizleri birlikte güncellenerek mahsup edilmelidir .

Özet: Fesihten önceki tarihlerde davacıya ödenen ihbar ve kıdem tazminatlarının ara ödemesi olduğu dikkate alınmalı ve bu ödemeler faizleriyle birlikte hesaplanacak olan tazminatlardan düşülmelidir. Davacı tanıkları davacıya fazla mesai ücreti ödendiğini söylemişler ise, davacı işçi isticvap edilerek sorgulanmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.

  • 1475 sayılı Bireysel İş Kanunu madde 14 kıdem tazminatı
  • 6098 Sayılı Borçlar Kanunu madde  139: Takas Koşulları
  • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 17 süreli fesih (İhbar tazminatı)
  • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 47 Genel tatil ücreti
  • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti

Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi  14.5.2013 Tarih,  2012/22689 Esas, 2013/10889 Karar

“İÇTİHAT METNİ”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
İHBAR
OLUNANLAR :
DAVA : Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti fazla çalışma ücreti alacaklarını istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı tarafından temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacıya çalışma dönemi içerisinde bazı dönemlerde kıdem ve ihbar tazminatı adı altında ödemelerin yapıldığı dosya içerisinden anlaşılmaktadır.
Mahkemece hüküme esas alınan bilirkişi raporu içeriğine göre kıdem ve ihbar tazminatı ödemeleri yapılan çalışma dönemleri tasfiye edildiği kabul edilerek bakiye çalışma dönemi dikkate alınarak sözkonusu alacaklar hesaplanmıştır.
Davacıya kıdem ve ihbar tazminatı adı altında yapılan ödemelerin fesih tarihine kadar yasal faiziyle birlikte hesaplanacak tutar mahsup edilerek bakiye kıdem ve ihbar tazminatının hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, genel tatilde çalışıp çalışmadığı hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla mesai, genel tatil çalışması konusunda hesap yapılırken davacı tanık anlatımları esas alınmıştır. Mahkemece bilirkişi raporundaki yoruma dayanılarak hüküm kurulmuş ise de davacı tanığı işyerinde fazla mesai ve genel tatil çalışması yapıldığında ücretinin ödendiğini ifade etmiştir. Bu durumda mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 169. ve devamı maddeleri gereğince davacı isticvap olunarak, işyerinde fazla mesai ve genel tatil çalışması yapıldığında ücretini alıp almadığı veya hangi sürelerin ücretini aldığı belirlendikten sonra varsa karşılanmayan fazla mesai ve genel tatil ücreti alacağı tespiti yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yorum bırakın

Scroll to Top