Özet: Günde onbir saate kadar olan (onbir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saatten fazla çalışmalarda ise en az birçuk saat olarak verilmelidir.Mahkemece hükme esas alınan 15.01.2013 tarihli bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda davacının günde 12 saat çalışma yaptığı dönem için günlük çalışma süresinden en az 1.5 saat ara dinlenme süresinin düşülmesi gerekirken davacının 1 saat ara dinlenmesi yaparak çalıştığının kabul edilmesi hatalıdır.
Ayrıca dosya içerisinde davacıya ait imzalı dönem bordrolarının bulunduğu ve ihtirazi kayıt içeren 2008 Ekim ayı bordrosunda fazla mesai ödemesi bulunduğu anlaşılmaktadır. Fazla mesai ücreti alacağı hesaplanırken imzalı ücret bodrolarında fazla mesai ücreti tahakkuku bulunan ayların dışlanmaması da doğru olmamıştır.
- 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti
- 4857 Sayılı iş Kanunu madde 68 ara dinlenmesi
- Fazla çalışma ücreti alacağı hesaplanırken imzalı ücret bodrolarında fazla çalışma ücreti tahakkuku bulunan tahakkuklar dışlanmalıdır.
T.C. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 13.10.2014 Tarih, 2014/11203 Esas 2014/18749 Karar“İçtihat Metni”
Mahkemesi : Antalya 5. İş Mahkemesi
Tarihi : 24/03/2014
Numarası : 2012/492-2014/221
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işverene ait işyerinde 19.11.2002 – 20.03.2009 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, fazla çalışma ücretlerinin ve bir kısım yıllık ücretli izin alacaklarının ödenmediğini beyanla fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davacının 2009 yılı bahar ayında işten ayrıldığını, kendisine ihbar ve kıdem tazminatı da dahil olmak üzere haklarının ödendiğini, buna dair davacı imzasını taşıyan ibranamenin olduğunu, fazla mesai yapılması durumunda hafta için izin kullanıldığını, davacının izinli olduğu günlerde şirkete gelmesinin mesai olarak kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında fazla çalışma ücretinin hesaplanması konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşçinin günlük iş süresi içinde kesintisiz olarak hiç ara vermeden çalışması beklenemez. Gün içinde işçinin yemek, çay, sigara gibi ihtiyaçlar sebebiyle ya da dinlenmek için belli bir zamana ihtiyacı vardır.
Ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanununun 68 inci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az onbeş dakika, dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedibuçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. İş Kanununun 63 üncü maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi onbir saati aşamayacağından, 68 inci maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok onbir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde onbir saate kadar olan (onbir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saatten fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir.
Mahkemece hükme esas alınan 15.01.2013 tarihli bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda davacının günde 12 saat çalışma yaptığı dönem için günlük çalışma süresinden en az 1.5 saat ara dinlenme süresinin düşülmesi gerekirken davacının 1 saat ara dinlenmesi yaparak çalıştığının kabul edilmesi hatalıdır.
Ayrıca dosya içerisinde davacıya ait imzalı dönem bordrolarının bulunduğu ve ihtirazi kayıt içeren 2008 Ekim ayı bordrosunda fazla mesai ödemesi bulunduğu anlaşılmaktadır. Fazla mesai ücreti alacağı hesaplanırken imzalı ücret bodrolarında fazla mesai ücreti tahakkuku bulunan ayların dışlanmaması da doğru olmamıştır.
3-Dosya içerisinde yargılama sırasında alınan 3 farklı rapor bulunmaktadır. Raporlar arasında fazla çalışma alacağının tespiti hususunda çelişki bulunduğu görülmektedir. Mahkemece talep miktarları itibariyle değerlendirildiğinde hükme esas alındığı anlaşılan 28.09.2012 tarihli rapora hangi gerekçeyle itibar edildiği hususunun gerekçede yeterince irdelenmediği gibi hükmedilen alacakların hesaplanmasına ilişkin raporun açıkça denetime elverişli olmadığı da anlaşılmakla, bu rapora dayanılarak hüküm kurulması hatalı olup bozma sebebidir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 13.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.