Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Teftiş Kurulunca düzenlenen denetim raporunun iptalinde davacının hukuki yararı bulunmaktadır

Özet: Somut olayda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulunca düzenlenen raporun iptaline yönelik işbu davanın, denetim raporunu düzenleyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı aleyhine açılması gerekirken tespit ile ilgisi bulunmayan Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilmesi hatalı olmuştur. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulunca düzenlenen rapor sonucunda düzenlenen idari para cezasının Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünün ilgili İl Müdürlüğü tarafından davacı Şirkete bildirilmesi nedeniyle davacının taraf sıfatında yanıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğ edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taraf sıfatı bulunmayan Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğüne karşı yargılamaya devam edilerek karar verilmesi de hatalıdır.
  • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 92  :Yetkili makam ve memurlar
  • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 108 :  İdari para cezalarının uygulanmasına ilişkin hususlar
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi  23.10.2025  Tarih,  2025/6684 Esas,  2025/8258 Karar
“İÇTİHAT METNİ”
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/847 E., 2025/1199 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/224 E., 2025/18 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin restoran işletmecisi olduğunu, … salgını sürecinden olumsuz anlamda en çok etkilenen sektörlerden olduklarını, İçişleri Bakanlığının 21.03.2020 tarihli Genelgesi ile 22.03.2020-02.06.2020 tarihleri arasında kapatıldıklarını, faaliyetlerine ara verdiklerini, bu tarihten sonra salgının devam etmesi nedeniyle restoran bölümünün kısmi kapasite ile hizmet vermeye başladığını, 200 kişi olan müşteri ağırlama kapasitesinin önce 1 20… kişiye düşürülerek devam ettirilmeye çalışıldığını, verdikleri hizmetin niteliği gereği 2020 yılı Ekim ayı öncesinde paket servis hizmeti vermediklerini, bu tarihten sonra deneme amaçlı vermeye çalıştıklarını ancak normal cironunun %10’unu aşamadıklarını, Alo 170 hattına gelen isimsiz bir ihbar üzerine müfettişlerce soruşturma yapıldığını, raporda ismi geçen bazı çalışanlara eksik gün sayıları üzerinden ödeme yapıldığı iddiasıyla idari para cezası verildiğini, soruşturma raporunu 15.04.2021 tarihinde tebliğ aldıklarını ileri sürerek … Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün … sayılı raporunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müfettiş raporu ile tayin olunan idari para cezalarına karşı itirazın sulh ceza mahkemesinde yapılması gerekeceğini, davacının da bu kapsamda … Adliyesi 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 2021/3052 Değişik İş sayılı dosyasında bu cezaya itiraz ettiğini ve itirazının reddedildiğini, ayrıca 4857 Sayılı İş Kanunu’nun (4857 sayılı Kanun) 92. maddesinde tanınan müfettiş raporuna itiraz yolunun 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde kullanılması gerekirken süresinde itirazda bulunulmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından Sulh Ceza Mahkemesinde rapordaki idari para cezalarının iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davaya konu raporda her ne kadar ücretin eksik ödendiğinden bahisle, işçilerin eksik ücretleri miktar olarak belirlenmişse de bu eksik ücretlerin zaten kısa çalışma hükümlerine aykırılıkla bağlantılı olduğu, ayrıca Ceza Mahkemesinde yapılan incelemede eksik ödeme olduğunun tespit edilmesi nedeniyle itirazın reddine karar verilmekle davacı hakkında verilen idari para cezasının da kesinleştiği; tüm bu nedenlerle toplanan deliller, aldırılan bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek Ceza Mahkemesine yapılan başvurunun reddi ile kesinleşen idari para cezasına karşı idari para cezasının iptaline karşı dava açmakta hukuki yararı olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı Şirketin, 4857 sayılı Kanun’un 92. maddesi kapsamında yapacağı itirazda, yerleşik içtihatlar uyarınca, isimleri sayılan işçileri de davalı olarak gösterip dava açması gerekirken, yalnızca Türkiye İş Kurumuna dava açıp bu işçileri de davacı tanığı olarak dinlettiği, davanın idari para cezasının iptaline yönelik olarak açıldığı, başka bir deyişle Sulh Ceza Mahkemesinin kararına konu istemle eldeki davanın konusunu oluşturan istemin esasen aynı olduğu sonucuna varıldığından, Mahkemece davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İlk Derece Mahkemesince iptali istenilen müfettiş raporunun içeriği hakkında tespit ve değerlendirme yapılarak davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken idari para cezasına itiraza ilişkin Sulh Ceza Mahkemesince verilen karar dikkate alınarak davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddinin hatalı olduğunu,
2. Pandemi döneminde kısmi çalışma süresince yarı kapasite ile çalıştıklarını ve normal cironun %10’unu aşamadıklarını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 13.04.2021 tarihli ve …sayılı raporunun iptali talebinde hukuki yararın bulunup bulunmadığına husumete ilişkindir.
1.4857 sayılı Kanun’un 92/3 hükmünde; çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili iş müfettişleri tarafından tutulan tutanakların aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olduğu, iş müfettişleri tarafından düzenlenen raporların ve tutulan tutanakların işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı taraflarca otuz gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itiraz edilebileceği düzenlenmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 108. maddesinde, İş Kanunu’nda öngörülen idari para cezalarının hangi kişi veya kurumlarca verileceği düzenlenmiştir. Buna göre, İş Kanunu’nda öngörülen idari para cezalarının bir kısmı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğü tarafından, bir kısmı Türkiye İş Kurumu Bölge Müdürlüğü tarafından verilecek ve verilen bu cezalar genel esaslara göre tahsil edilecek olup idari para cezasına karşı sulh ceza mahkemesi nezdinde itiraz edilebilecektir.
Somut olay açısından yukarıda yazılı kanun hükümleri ve yapılan tespitler birlikte değerlendirildiğinde, Ceza Mahkemesine yapılan başvurunun reddi ile kesinleşen idari para cezasına karşı Mahkemelerinde idari para cezasının iptaline karşı dava açmakta hukuki yararı olmadığı yönündeki Mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki rapor tanzimi ve idari para cezası verilmesi hususları iki ayrı işlem olup davacı Şirketin, iptalini istediği raporun iptal edilmesinde hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeler ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
2. Öte yandan, somut olayda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulunca düzenlenen raporun iptaline yönelik işbu davanın, denetim raporunu düzenleyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı aleyhine açılması gerekirken tespit ile ilgisi bulunmayan Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilmesi hatalı olmuştur. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulunca düzenlenen rapor sonucunda düzenlenen idari para cezasının Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünün ilgili İl Müdürlüğü tarafından davacı Şirkete bildirilmesi nedeniyle davacının taraf sıfatında yanıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğ edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taraf sıfatı bulunmayan Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğüne karşı yargılamaya devam edilerek karar verilmesi de hatalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yorum bırakın

Scroll to Top