Menfi tespit davasında dava şartı arabuluculuk

Özet: . Somut olayda, 24.06.2021 tarihinde açılan işbu menfi tespit davası, dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edilemez. Bu nedenle Mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, dava şartı yokluğu gerekçesiyle davanın usulden reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
  • 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu madde 3: Dava Şartı Arabuluculuk
  • 7445 sayılı Kanun madde 4 :  itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarını dava şartı
  • 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu Madde 72: Menfi tespit ve istirdat davaları
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 20.10.2025 Tarih, 2025/7025 Esas,  2025/8092 Karar

“İÇTİHAT METNİ”

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/987 E., 2025/982 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Mersin 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/19 E., 2025/79 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette 13.08.2011 tarihinde işe başladığını, davalı tarafça ödenmesi gereken ücretlerin davacıya ödenmediğini, bu nedenle 09.06.2021 tarihinde davalı Şirkete ihtarname gönderdiğini, davalı Şirket tarafından müvekkiline işe başlamadan önce vade tarihi, keşide tarihi, borç miktarı ve alacaklı kısımları boş olarak senetler imzalatıldığını, bu senetlere ilişkin olarak 16.06.2021 tarihinde müvekkili aleyhine … Asliye Ticaret Mahkemesinden ihtiyati haciz talebinde bulunduklarını, müvekkilinin hiçbir borcu olmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalı tarafa borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının görevini kötüye kullanmak suretiyle, Şirket hesabına alması gereken bazı ödemeleri kendi uhdesinde tuttuğunu ve bunları Şirket hesabına iade etmediğini, Şirkete ait ödemeleri kendi uhdesinde tutarak haksız kazanç sağlayan davacının, kâr dağıtımını da sözleşme doğrultusunda gerçekleştirmediğini, Şirket üzerinden sözleşmeye aykırı şekilde gelir elde etmeye devam ettiğini, ihtilaf konusu senetin davacının teslim etmediği kâr paylarını ve Şirkete iade edilmeyen bu ödemeleri kapsayacak şekilde davacıdan alındığını, vadesinde ödenmediğinden icra takibine konu edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava şartı olarak arabuluculuk tutanağını sunamadığı gerekçesiyle davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında 01.09.2023 tarihinden önce açılan menfi tespit davalarında arabuluculuğun dava şartı olarak aranıp aranmayacağına ilişkin uyuşmazlık bulunduğu, davacı tarafça yetkisizlik kararı sonrası arabuluculuk süreci başlatılıp tamamlanmamış olduğuna dair taraflar arasında çekişme bulunmadığı, dosya arasında arabuluculuk tutanağı bulunmadığı, Dairelerinin 09.01.2025 tarih, 2024/2977 Esas, 2025/14 Karar sayılı kararında belirtildiği gibi işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvuru şartının ilk kez getirilmediği, ancak açıkça kanun kapsamına alınmakta olduğu, 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7445 sayılı Kanun) yürürlüğe girmesinden önce de işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan davalara bakmakla görevli yargı merciilerince menfi tespit davalarında arabuluculuğun, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun (7036 sayılı Kanun) ilgili maddesi kapsamında dava şartı olarak arandığı, arabuluculuk tutanağı sunulmadığından İlk Derece Mahkemesinin davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; menfi tespit davasının işçi alacakları bakımından arabuluculuğun kanunen zorunlu olduğu tarihin başlangıcının 01.09.2023 olduğunu, davanın 24.06.2021 tarihte açıldığını, davanın açıldığı tarihte arabuluculuğun zorunlu dava şartı olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 01.09.2023 tarihinde önce açılan menfi tespit davası yönünden arabuluculuğa başvurunun dava şartı olup olmadığına ilişkindir.
12.10.2017 tarihli ve 7036 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve işe iade davaları dava şartı arabuluculuk kapsamına alınmıştır. Daha sonra bu maddeye 7445 sayılı Kanun’un 41. maddesiyle eklenen cümlede, söz konusu alacak ve tazminatlarla ilgili olarak açılan itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları bakımından da arabuluculuğun dava şartı olduğu öngörülmüştür.
7445 sayılı Kanun’un 43. maddesinde, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarını dava şartı arabuluculuk kapsamına alan 41. maddenin 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Aynı Kanun’un geçici 1. maddesinde ise, 7036 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hükmün, 01.09.2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanacağı düzenlenmiştir. Buna göre 01.09.2023 tarihinden önce açılmış olan menfi tespit davaları hakkında dava şartı arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacaktır. Dairemizce de, Kanun değişikliğinden önce açılan menfi tespit davalarının dava şartı arabuluculuğa tâbi olmadığı kabul edilmiştir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 18.03.2021 tarihli ve 2021/2740 Esas, 2021/6513 Karar sayılı ilâmı).
Menfi tespit davalarını dava şartı arabuluculuğun kapsamına alan yasal düzenleme, 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girmiş olduğuna göre, Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan menfi tespit davaları bakımından dava şartı arabuluculuk aranmalıdır. Somut olayda, 24.06.2021 tarihinde açılan işbu menfi tespit davası, dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edilemez. Bu nedenle Mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, dava şartı yokluğu gerekçesiyle davanın usulden reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yorum bırakın

Scroll to Top