Metastatik kanser teşhis ve bilgilendirme eksikliği nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebi

Özet:tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle denetimine ve hüküm kurmaya elverişli birbirini teyit eden ATK raporu ile üniversite bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporları ile yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu, … davacı ile davalı arasında mevcut vekalet ilişkisinden ve özen borcuna aykırılık iddiasından kaynaklanan davada davalı tarafın özen yükümlülüğüne uygun davrandığı, tedavi ve teşhiste herhangi bir hatalı davranışın olmadığı ve kusurunun bulunmadığı, ayrıca … davacının imzasını taşıyan onam formunda hastanın sağlık durumu ve konulan tanı, önerilen tedavi yönteminin türü, başarı şansı, tedavi yönteminin hastanın sağlığı için taşıdığı riskler, hastanın önerilen tedaviyi kabul etmemesi durumunda hastalığın yaratacağı sonuçlar, olası tedavi seçenekleri ve risklerin belirtildiği, alınan onamın hastayı operasyonun komplikasyonları hakkında bilgilendirildiği, her iki heyet raporu içeriğinini birbirini teyit ettiğinin anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.

Yargıtay  3. Hukuk Dairesi 16.04.2025 Tarih,  2024/2647 Esas  ,  2025/2208 Karar

“İÇTİHAT METNİ”

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/189 E., 2024/624 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Sıfatıyla)
SAYISI : 2020/149 E., 2023/356 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin menapoz dönemi düzensiz kanama rahatsızlıkları ile ilgili olarak, 2019 yılında … Devlet Hastanesi’nde görev yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı doktor …’e muayene olduğunu, doktor tarafından müvekkiline ameliyat olduğu takdirde frozan yöntemi ile doku örneği alınmasının uygun olacağı ve bu şekilde bir ameliyatı hastanelerinin yapamadığının bildirildiğini, müvekkilinin aynı rahatsızlıkla ilgili olarak davalı şirkete ait … Anadolu Hastanesi’nde görev yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum ve Uzmanı doktor …’a muayene olduğunu, bu doktor tarafından ise frozan yöntemi ile ameliyatın sadece büyükşehirlerde yapıldığı, frozan yöntemi tatbik edilmeksizin ameliyatın kendisi tarafından da yapılabileceği, kötü huylu bir tümör çıkacağını düşünmediğinin söylendiğini, müvekkilinin davalı şirkete ait … Anadolu Hastanesi’nde 05.04.2019 tarihinde doktor … tarafından histeroktami (rahim) ameliyatı yapıldığını, ameliyat esnasında müvekkilinin rahminden alınan doku örneklerinin, davalı şirketin Silivri/İstanbul Hastanesi bünyesindeki pataloji bölümüne gönderildiğini ve Patoloji Uzmanı doktor … tarafından tanzim olunan 29.04.2019 tarihli raporda “Mevcut morfolojik bulgular öncelikle mitotik aktif leiomyoma olasılığını (düz kastan köken alan iyi huylu tümör) düşündürmektedir. Farklı alanlardan multıpl (çoklu) örnekleme yapılmasına karşın A tipi veya nekroz(ölü doku) yönünde bulgu saptanmamış olması, malignite(kötü huylu tümör) ihtimalinden uzaklaştırmıştır” denildiğini, bu rapor üzerine kanser hastalığı bakımından müvekkilinin takibi ve ileri konsültasyonun yapılmadığını, müvekkilinin 1 ay sonrasında doktor … tarafından yapılan kontrolünde de durumun stabil ve sorunsuz olduğu ve kontrole gerek olmadığının bildirildiğini, 6 ay sonra ise müvekkilinin yoğun bel ağrısı şikayeti ile 20.09.2019 tarihinde başka bir özel hastaneye başvurduğunu, burada Beyin Hastalıkları Uzmanı doktor … tarafından yapılan muayenede torokal mr istendiğini, çekilen torokal mr’da, vücudunda bulunan tümörlerin belirli yerlere sıçrama yaptığının (metastaz ettiği) tespit edildiğini ve Radyoloji Uzmanı Doktor … tarafından PET-CT önerildiğini, müvekkilinin 23.09.2019 tarihinde Üniversite Hastanesine başvurduğunu ve PET-CT tetkiki sonucunda müvekkilinin omuzunda, kalçasında, akciğerinde, sol iliak kemiğinde ve sol iskium kemiğinde kötü huylu tümör tespit edildiğini ve kötü huylu tümörlerin vücudun bir çok organına sıçrama yaptığını, müvekkilinin 4. evre (son evre) kanser hastası olduğunun anlaşıldığını, davalı şirket tarafından incelenen ve iyi huylu tümör bulunduğuna dair rapor verilen müvekkilinden alınan blokların bu kez başka bir patoloji laboratuvarına gönderildiğini, tanzim olunan raporda ise Metastatik Leiomyosarkom (sıçrama yapmış olan kötü huylu , kanserli tümör) olduğunun tespit edildiğini, bu tespit sonrasında müvekkilinin tedavisine İstanbul’da devam edildiğini, ağır durumda olduğunu, müvekkilinin rahim ameliyatı sonrası alınan bloklar üzerinde yapılan patolojik incelemede LEİOMYOSARKOM bulunduğu ve bu husus dava dışı patoloji laboratuvarı tarafından tespit edildiği halde davalı şirket tarafından tanzim olunan patoloji raporunda mevcut morfolojik bulgulara ilişkin olarak mitotik aktif leiomyoma olasılığı bulunduğunun bildirilmesi ve malignite(kötü huylu tümör) ihtimalinden uzaklaşıldığının açıklanmasının açık şekilde doktor ve hastane hatası olduğunu, davalı şirketin Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doktoru … ve Patoloji Uzmanı Doktoru … tarafından mevcut bulguların eksik ve hatalı değerlendirilmesi sonucu müvekkilinin kanser hastalığının erken teşhis ve tedavisi mümkün iken geç teşhis nedeniyle bu imkanlardan mahrum kaldığını, yatağa mahkum durumda olduğunu ileri sürerek; 50.000,00 TL manevi tazminatın dava dışı Üniversite Hastanesi tarafından müvekkiline kanser teşhisinin konulduğu PET-CT raporunun onay tarihi olan ve bu şekilde davalının sorumluluğunun başladığı 30.09.2019 tarihinden itibaren, kanser hastalığı sebebiyle müvekkilinde oluşan daimi maluliyet nedeniyle uğradığı maddi tazminatına ilişkin olarak ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10,00 TL’sinin 30.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; yargılama sürecinde davacı … 03.12.2020 tarihinde vefat etmiş; mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının ileri sürdüğü iddiaların gerçeği yansıtmadığını, sağlık hizmeti nedeni ile müvekkili şirkete ait hastaneye izafe edebilecek bir kusur bulunmadığını, hastada görüntüleme yöntemleriyle saptanmış olası kanser odaklarının yapılacak biyopsi işlemleri ile kesinleştirilmesi gerektiğini, hastada bir diğer ikinci kanserin bulunmasının mümkün olduğunu, davacıya cerrahi ya da teşhise yönelik işlemler ile önerilen cerrahi, tıbbi ya da tanısal işlem ve diğer tedavi seçenekleri hakkında her türlü bilgilendirme yapıldığını, 05.04.2019 tarihinde ameliyat için aydınlatılmış onamı alınan ve ameliyat öncesi gerekli tüm tetkikleri yapılan davacıya dava dışı doktor … tarafından Rahim Alınma Ameliyatı ve Ek – Olarak Yumurtalık ve Tüplerin İki Taraflı Çıkartılması işlemleri uygulandığını, ameliyat esnasında çıkartılan davacıya ait TAH-BS0 materyalinin müvekkili şirkete ait hastaneden yine müvekkili şirkete ait Silivri ‘deki hastane bünyesindeki laboratuvara gönderildiğini, dava dışı Patoloji Doktoru Uzman Doktor …’nın mesleki vazifelerini üzerine düşen tüm dikkat ve özeni göstererek yerine getirdiğini, olguda nihai bir tanıya varmak için 2 ayrı laboratuvarda 3 farklı patoloji uzmanı ile konsülte ettiğini, mevcut tanı kriterlerinde patoloji dalının … kitaplarından yararlandığını bir hekim olarak gerekli tüm ihtimamı göstererek 24.04.2019 tarihli patoloji raporunu düzenlediğini, müvekkili şirkete ait hastane tarafından davacının ameliyatı gerçekleştirildikten ve patoloji raporu düzenlendikten yaklaşık 6 ay geçtikten sonra davacı tarafça blokların müvekkili şirkete ait hastaneden istendiğini, bu blokların dava dışı özel patoloji laboratuvarı tarafından konsülte edildiğini ve olguda leigmiyosarkom tanısı verildiğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı şirketin işlettiği hastanede davacı … …’nın 05.04.2019 tarihinde tedavi gördüğü, davacı hatalı tedavi nedeniyle davalıdan maddi-manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de dosya içerisindeki Adli Tıp Kurulu Raporu ve Üniversite hastanesi uzman doktorlarından oluşan heyetten alınan bilirkişi raporlarına göre tedavi nedeniyle davalı şirkete ait hastaneye atfedilebilecek kusur bulunmadığının belirtildiği, raporlar arasında çelişki olmadığı ve hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık oldukları, bu bağlamda kusuru bulunmayan davalı şirketin tazminattan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yapılan yargılama sırasında dava konusu olayın niteliğine uygun, denetimine ve hüküm kurmaya elverişli birbirini teyit eden bilirkişi raporları ile yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu, davacı ile davalı arasında mevcut vekalet ilişkisinden ve özen borcuna aykırılık iddiasından kaynaklanan davada davalı tarafın özen yükümlülüğüne uygun davrandığı, tedavi ve teşhiste herhangi bir hatalı davranışın olmadığı ve kusurunun bulunmadığı, ayrıca davacının imzasını taşıyan onam formunda hastanın sağlık durumu ve konulan tanı, önerilen tedavi yönteminin türü, başarı şansı, tedavi yönteminin hastanın sağlığı için taşıdığı riskler, hastanın önerilen tedaviyi kabul etmemesi durumunda hastalığın yaratacağı sonuçlar, olası tedavi seçenekleri ve risklerin belirtildiği, alınan onamın hastayı operasyonun komplikasyonları hakkında bilgilendirdiği, Mahkemece yapılan değerlendirmede bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; dosyada mevcut raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, raporlarda sadece yapılan tıbbi tedavinin … davacının rahatsızlığı ile uyumlu olduğu beyan edildiğini, özel hastaneler vekalet sözleşmesi çerçevesinde sorumlu olup en büyük yükümlülüklerinden birinin de 6502 sayılı Kanuna göre bilgilendirme yükümlülüğü olduğunu, davalı hastane ve çalışanı doktorların bu yükümlülüğe riayet etmediğini, raporlarda bu hususun irdelenmediğini, müvekkillerinin ölen annelerinin davalı hastaneye ilk başvurduğu 05.04.2019 tarihi ve sonrasında doktor … tarafından mevzuata uygun olarak aydınlatılmadığını, hiçbir rapordan örnek verilmediği gibi, ne aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiğine dair yazılı bir evrak, ne de tüm tıbbi tedavi ve raporların birer suretinin davacıya verildiğine dair bir belgenin dosyada yer almadığını, 08.11.2023 tarihli raporda dava dışı doktorlar bakımından tıbbi kötü uygulama olmadığı belirtilmiş olmakla birlikte, davalı hastane yönünden bir açıklama yapılmadığını, 24.04.2019 tarihli patoloji raporunda belirtilen ileri konsültasyon önerisinin doktor … tarafından … ve müvekkili olan yakınlarına anlatılmadığını, doktor … tarafından 05.04.2019 tarihinde yapılan ameliyat öncesinde 03.04.2019 tarihinde düzenlenen, “Rahim Alınma Ameliyatı (Histeroktami) ve Ek Olarak Yumurtalık ve Tüplerin İki Taraflı Çıkarılması (Salpingooferektomi) İçin Bilgilendirme ve Onam Formu” nun sırf müvekkillerinin ölen annelerinin hastane dosyasına konulmak için müteveffaya usulen imzalatıldığını, formda boş bırakılan yerlerin dahi doldurulmadığını, hasta ve yakınları olan müvekkillerinin ileri konsültasyon önerisinden haberi olmadığını, kanser için erken teşhis konulma ihtimalinin ortadan kalktığını, müvekkili …’nın bu nedenle yargılama sürecinde vefat ettiğini, müvekkillerinin annesi …’dan alınan bloklar üzerinde davalı hastaneye ait laboratuvarda yapılan patolojik incelemede kanser bulgusu bulunmadığı rapor edilmesine rağmen, aynı bloklar üzerinde dava dışı özel patoloji laboratuvarı tarafından yapılan tetkiklerde leimiyom sarkom kanseri bulgusunun rapor edilmesinin de kusur tespitinde dikkate alınmadığını, olayda tıbbi hata ve doktor hatası bulunduğunu, davalı hastanede patoloji uzmanı olan doktorun dikkatsiz davranması ya da meslekte acemiliği nedeniyle mitotik aktif leiomyomlar ile leimyosarkomları karıştırdığı ve bu nedenle kusurlu olduğunun sabit olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklı hekimin hatası iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat talebi istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle denetimine ve hüküm kurmaya elverişli birbirini teyit eden ATK raporu ile üniversite bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporları ile yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu, … davacı ile davalı arasında mevcut vekalet ilişkisinden ve özen borcuna aykırılık iddiasından kaynaklanan davada davalı tarafın özen yükümlülüğüne uygun davrandığı, tedavi ve teşhiste herhangi bir hatalı davranışın olmadığı ve kusurunun bulunmadığı, ayrıca … davacının imzasını taşıyan onam formunda hastanın sağlık durumu ve konulan tanı, önerilen tedavi yönteminin türü, başarı şansı, tedavi yönteminin hastanın sağlığı için taşıdığı riskler, hastanın önerilen tedaviyi kabul etmemesi durumunda hastalığın yaratacağı sonuçlar, olası tedavi seçenekleri ve risklerin belirtildiği, alınan onamın hastayı operasyonun komplikasyonları hakkında bilgilendirildiği, her iki heyet raporu içeriğinini birbirini teyit ettiğinin anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yorum bırakın

Scroll to Top