Çalışma dönemine ilişkin bordrolar ve banka kayıtları getirtilerek asgari geçim indirimi ödemelerinin yapılıp yapılmadığı tespit edilmelidir

Özet: Bordrolardaki ödemeler, banka kayıtları dosyaya sunulmamış ve mahkemece de istenmemiş, davacıya da sorulmamıştır. Bu nedenle mahkemenin asgari geçim indirimi alacağının ödenmediği yönündeki kabulü tamamen varsayıma dayalıdır.
Mahkemece öncelikle ödemeler davacıya sorularak, inkar halinde davacının tüm çalışma dönemine ilişkin banka kayıtları getirtilerek asgari geçim indirimi ödemelerinin yapılıp yapılmadığı kontrol edildikten sonra talebin değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu verilen karar hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

  • Haksız suçlama üzerine davacı işçinin  isteğiyle işyerinden ayrıldığından ihbar tazminatı talebi ret edilmelidir.
  • 4857 Sayılı iş Kanunu madde 17 süreli fesih (İhbar tazminatı)
  • Asgari geçim indirimi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi  22.06.2020 Tarih, 2016/17940 Esas,  2020/6143 Karar.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hüküm, süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 18.11.2011-19.06.2013 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde aşçı olarak en son aylık net 2.400,00 TL ücretle çalıştığını, tüm çalışanlar huzurunda davacıya hırsızlık suçlamasında bulunulması üzerine gerginlik yaşandığını ve işverenin talebiyle işyerinden ayrılmak zorunda kaldığını iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işyerini izinsiz terk ederek bir daha işe gelmediğini, işten kendisinin ayrıldığını mesaj yoluyla da ilettiğini, davacının işyerinden izinsiz gıda malzemesi alırken muhasebe sorumlusu tarafından fark edilerek bunun üzerine çıkan tartışmada muhasebe sorumlusu bayana küfürler ederek işyerini izinsiz terk ettiğini, davacının peynir aldığı için hırsız damgası yediği iddiasının gerçek ve inandırıcı olmadığını, fazla çalışma yapmadığını, asgari ücret ve bahşişlerden oluşan ücret karşılığında çalıştığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçilik sözleşmesinin işyerinde meydana gelen haksız bir suçlama sonrasında işveren tarafından feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinde bulunmuş, mahkemece her iki isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgeler ile özellikle davacının davalı işverene gönderdiği mesaj içeriğiyle tanık beyanlarına göre, davacının işyerinde haksız yere hırsızlıkla suçlandığı ve bunun üzerine işyerinden ayrıldığı anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesinde haksız suçlama üzerine davacının işverenin isteğiyle işyerinden ayrıldığı belirtilmiş, mahkeme kararının gerekçesinde de davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği açıklandığı halde, ihbar tazminatı talebinin reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
3-İşçinin asgari geçim indirimi alacağının ödenip ödenmediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 37 nci maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur.
Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir.
Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.
4857 sayılı Yasanın 32 nci maddesinde, “Çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının, brüt ya da kanunî kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, T.C. Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler” şeklinde kurala yer verilmiştir. Anılan hükme göre, belli koşulların varlığı halinde ödemeler işçi adına açılacak banka hesabına yatırılmalıdır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, işveren tarafından davacıya ait imzasız ücret bordrolarının dosyaya sunulduğu ve bordrolarda asgari geçim indirimi tahakkuku olduğu anlaşılmaktadır.
Bordrolardaki ödemeler, banka kayıtları dosyaya sunulmamış ve mahkemece de istenmemiş, davacıya da sorulmamıştır. Bu nedenle mahkemenin asgari geçim indirimi alacağının ödenmediği yönündeki kabulü tamamen varsayıma dayalıdır.
Mahkemece öncelikle ödemeler davacıya sorularak, inkar halinde davacının tüm çalışma dönemine ilişkin banka kayıtları getirtilerek asgari geçim indirimi ödemelerinin yapılıp yapılmadığı kontrol edildikten sonra talebin değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu verilen karar hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 22/06/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yorum bırakın

Scroll to Top