Özet: Bordrolardaki Tahakkukların Gerçek Durumu Yansıtmadığı Ve bordro hilesi İçerdiği Sonucuna Ulaşılması hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ücret bordrolarındaki fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti tahakkukları dikkate alınarak, tahakkuklu aylar hesaptan dışlanmıştır. Ancak, dosyaya, aynı aylara ait olmasına rağmen iki farklı tipte düzenlenmiş ücret bordroları sunulmuş olup, işçi imzalı olan bordrolar ile imzasız bordrolar arasında farklılıklar bulunmaktadır. İmzalı bir çok bordroda fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti tahakkuku bulunmamasına rağmen, aynı aylar için düzenlenmiş imzasız bordrolarda, ücretin bir kısmının fazla çalışma ya da ulusal bayram ve genel tatil ücreti tahakkuku olarak gösterildiği gözlemlenmektedir. Birbiriyle çelişkili olan söz konusu bordrolar arasında, işçi imzalı olana üstünlük tanınması gerektiği açıktır.
- 4857 Sayılı iş Kanunu madde 41 Fazla çalışma ücreti
- 4857 Sayılı iş Kanunu madde 32 Ücret ve ücretin ödenmesi
- Bordro hilesi
- Emsal ücret araştırması
T.C. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 13.6.2017 tarih,2015/20788 Esas,2017/14023 Karar
“İÇTİHAT METNİ”
Dava : Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi tarafların vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1-)Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-)Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde, çıplak aylık ücret miktarına ek olarak, kesim yapılan hayvan başına ilave 10,00 TL ödeme yapıldığı iddiası açıklanmıştır. Dosyaya işyeri kayıtları sunulması üzerine, davacı vekili, kayıtlarda gösterilen çıplak aylık ücret miktarının gerçeği yansıtmadığı itirazını ileri sürmüş ise de, çıplak aylık ücret miktarına yönelik iddiasının ne olduğu hususunda bir açıklamada bulunmamıştır.
Mahkemece, aylık ücret miktarına yönelik uyuşmazlığın üzerinde durulmadan salt işyeri kayıtlarına göre sonuca gidilmesi hatalıdır. Anılan sebeple, öncelikle davacı tarafa, çıplak aylık ücret miktarına yönelik iddiasının ne olduğu açıklattırılmalı; değişik işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği sorulmak suretiyle emsal ücret araştırması da yapılarak, dinlenen tanıkların beyanları ve dosya kapsamındaki tüm deliller bir arada değerlendirilmeli ve aylık ücret miktarına yönelik uyuşmazlık çözülmelidir. Ayrıca, dinlenen davalı tanığı …, hayvan başına kesim için ek ücret ödendiğini doğrulamış ise de, ne kadar ödeme yapıldığı ve ayda kesilen ortalama hayvan sayısı bakımından tanığa bilgisi sorulmamıştır. Bahsi geçen hususlar da, söz konusu tanığın yeniden dinlenmesi suretiyle aydınlatılmalıdır.
Diğer taraftan, dava dilekçesinde, davacıya işyerinde öğle yemeği verildiği iddia edilmiştir. Dinlenen tanıklar da, işyerinde öğle yemeği verildiğini doğrulamıştır. Bu halde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, giydirilmiş ücrete esas bir menfaat bulunmadığının kabul edilmesi hatalıdır. Anılan sebeple, bir öğün yemeğin işverene maliyeti esas alınarak, söz konusu menfaat giydirilmiş ücretin hesaplanmasında dikkate alınmalıdır.
3-)Mahkemece, haftalık fazla çalışma süresinin belirlenmesinde, günlük iki saat ara dinlenme verildiği kabul edilmiş ise de, ara dinlenme süresinin iki saat olduğuna dair dosya kapsamında bir delil bulunmamakta olup, bu yön hatalıdır.
4-)Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ücret bordrolarındaki fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti tahakkukları dikkate alınarak, tahakkuklu aylar hesaptan dışlanmıştır. Ancak, dosyaya, aynı aylara ait olmasına rağmen iki farklı tipte düzenlenmiş ücret bordroları sunulmuş olup, işçi imzalı olan bordrolar ile imzasız bordrolar arasında farklılıklar bulunmaktadır. İmzalı bir çok bordroda fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti tahakkuku bulunmamasına rağmen, aynı aylar için düzenlenmiş imzasız bordrolarda, ücretin bir kısmının fazla çalışma ya da ulusal bayram ve genel tatil ücreti tahakkuku olarak gösterildiği gözlemlenmektedir. Birbiriyle çelişkili olan söz konusu bordrolar arasında, işçi imzalı olana üstünlük tanınması gerektiği açıktır. Diğer taraftan, tahakkukların dönemler halinde sabit miktarlı olduğu da anlaşılmaktadır. Ayrıca, ulusal bayram ve genel tatil günü bulunmayan bir kısım aylara dair bordrolarda dahi, ulusal bayram ve genel tatil ücreti tahakkuku bulunduğu görülmektedir. Açıklanan bu hususlar nazara alındığında, bordrolardaki tahakkukların gerçek durumu yansıtmadığı ve bordro hilesi içerdiği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu halde, söz konusu tahakkuklu ayların hesaptan dışlanması hatalı olmuştur.
Yukarıda yazılı sebeplerden, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç : Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 13.06.2017 tarihinde oybirliği